Fahri ŞAHİN


BİRİNCİ AFFETME HOŞGÖRÜ, İKİNCİSİ ALDANIŞ, ÜÇÜNCÜSÜ ZAAFTIR


Elbette hoşgörülü olmak, müsamaha ile yaklaşmak ilk başlangıçta güzeldir, belki de gereklidir.
Ama yapılan hatalar karşısında hiç uyarma ve düzeltme yoluna gitmeden aynı hoşgörüyü göstermek muhatabımızın hatalarını onayladığımız anlamına gelir ki çok tehlikelidir. Hata yapanın hatasını yüz yüze konuşarak üslubunca anlatmak ve onu uyarmak hepimizin bir insanlık görevidir. Tabi ki bu konuşmayı ve uyarıyı yapabilmek için diyalog kapısının sürekli açık tutulması gerekir. Bu da karşılıklı olmalıdır. Çünkü tek taraflı bir diyalog mümkün değildir. Bütün bu anlatımlar ve uyarılar sonrasında hata tekrar ediyorsa yine affetmek bir aldanıştır. Genellikle de bu sevdiklerimize karşı olur. Değil hataları konusunda uyarmak, onu üzebilecek doğruları bile ona anlatmaya çekiniriz. Böylece bilerek ya da bilmeyerek ona kendini düzeltme ve hatalarından vazgeçme şansı vermeyiz. İyi ya da kötü yaptığı her şey onaylanan kişi artık iyice bencilleşir. Herkesten onu memnun edecek şekilde davranmalarını bekler. Ölçü bundan böyle doğru ya da yanlış değil onun memnun olup olmamasıdır. Maalesef birçok anne-baba çocuklarına yukarıdaki gibi davranmakta onların normal kişisel gelişimlerine engel olmaktadır. Bu şekilde bencil yetişen bir birey bu bencilliği işine ve evlendiğinde evine de yansıtmaktadır. İşte boşanmaların ana nedenlerinden biri de eşlerin çocukken bu şekilde ?Ben Merkezli´ yetişmelerinden kaynaklanmaktadır. Hala daha birçok anne-baba çocuklarının isteklerini anında yerine getirmeyi ?iyi annelik-babalık´ sanıyorlar.
Halbuki bu en kötüsüdür. Toplum içinde ?Ben çektim çocuğum çekmesin, ben mahrum kaldım, çocuğum mahrum kalmasın´ sözlerine mutlaka tanık oluyorsunuzdur. Oysa çocuğun biraz yokluk görmesi, çalışıp ev bütçesine katkıda bulunması onu hem beden, hem de karakter olarak olgunlaştıracaktır. Hayat yolundaki olası sarsıntılar ve yıkımlara karşı daima dayanıklı olacaktır. Öyleyse şimdi değerli anne ve babalara sormak istiyorum. Çocuğunuzun yukarıda anlatılanlardan hangisini olmasını isterdiniz? Eğer çocuğumuzu hayata hazırlıyorsak ki öyle yapıyoruz, onu hayatın gerçekleriyle daha küçük yaşta kontrollü bir şekilde yüzleştirmeliyiz. İşte o zaman iyi bir anne-babalık yaptığımızı söyleyebiliriz. Diğer türlüsü çocuklarımıza yaptığımız bir kötülüktür. Evet birinci affediş hoşgörüdür. İkinci affetme bir aldanıştır. Üçüncü affetme ise bir zayıflıktır. O halde hatada ısrar karşısında verilecek en güzel şey cezadır. Şurası bir gerçek ki hak edilen bir ceza asla zulüm değildir. Olsa olsa bir ıslah, iyileştirme, bir rehabilitasyondur. Kötülük yapanlara ve yapmak isteyenlere yapılacak asıl iyilik onları şöyle güzelce bir cezalandırmaktır. Böyle yaparak toplumdaki kötülüklerin önlenmesine önemli bir katkıda bulunabiliriz. Asıl iyilik ve kötülüğün ne olduğunu anlayacağımız ve ona göre davranacağımız o güzel ve mutlu güzlere beraberce el ele.



  • Pazartesi 35.8 ° / 17.5 ° Bulutlar
  • Salı 35.1 ° / 16.3 ° kırık bulutlar
  • Çarşamba 26 ° / 12.4 ° kırık bulutlar

Balıkesir

20.09.2021

  • İMSAK
  • GÜNEŞ
  • ÖĞLE
  • İKİNDİ
  • AKŞAM
  • YATSI
  • BIST 100

    1.419%0,10
  • DOLAR

    8,6393% -0,09
  • EURO

    10,1556% 0,15
  • GRAM ALTIN

    487,74% 1,50
  • Ç. ALTIN

    804,771% 1,50