Fahri ŞAHİN


DÜŞÜNDÜĞÜN ŞEYE DÖNÜŞÜRSÜN

Bu bir kehanet değil, sadece bir hakikattir. Kendimizin nasıl biri olduğunu düşünüyorsak bilin ki o yolda ilerliyoruzdur.


Bu bir kehanet değil, sadece bir hakikattir. Kendimizin nasıl biri olduğunu düşünüyorsak bilin ki o yolda ilerliyoruzdur. Düşünce dünyasındaki kendimiz ile ilgili imgenin gerçeğe dönüşmesi sadece bir zaman meselesidir. Beyin imajı oluşturmuştur ve bütün organlara da bu imaj doğrultusunda çalışmaları talimatını vermiştir. Nasıl ki üç boyutlu yazıcılara bilgisayar aracılığı ile ne istediğimizi kodlayıp gönderiyoruz, aynı şekilde kendimiz ile ilgili olumlu ya da olumsuz oluşturduğumuz şekli bilgisayara yani beynimize gönderiyoruz. O da o doğrultuda çalışmaya başlıyor.  
Kendimiz ile ilgili tutum ve düşünceler önemli olduğu kadar karşımızdaki insanlarla ilgili tutum ve düşünceler de son derece önemlidir. 
Örneğin; “Aaa ne kadar yaşlanmışsın…” sözü karşı tarafın beynine yolladığımız olumsuz bir kodlamadır. Elbette kişinin kendi varlık algısı çok önemlidir, ancak biz bu algıya olumsuz değil, değil olumlu katkıda bulunmalıyız. Şaka bile olsa birbirimizi kötü hissettirecek ve olumsuz kodlamaya yol açacak her türlü söylem ve eylemden uzak durmalıyız. Olumlu kodlamayı seçip hem kendimizin hem karşımızdakinin maddi ve manevi yapısına olumlu katkıda bulunmak varken olumsuzu seçmeyelim.  
Üzülerek ifade etmeliyim ki biraz acıların çocuğunu, kadınını ya da erkeğini oynamak sanki hoşumuza gidiyor. “Nasılsınız?” sorusuna bile olumlu karşılık almakta adeta zorlanıyoruz. Yaşadığımız olumsuzlukları sayıp dökmek sanki daha hoşumuza gidiyor. Sadece yemeğimizi değil, dinlediğimiz müziği de acılara bandırmayı çok seviyoruz. Şarkılarımızda bile olumlu, pozitif bakış açısı bulmak çok kolay değildir. Zaten dinlediğimiz müzik de toplumsal röntgenimizi çekip bize kim olduğumuzu bize göstermiyor mu?  
Tam bu noktada tam tersi bir şey öneriyorum. “Olumlama”. Çünkü çıkış yolumuz bu. Her türlü karanlığın içinde ışığı arayıp bulma, olmuyorsa kendimiz ışık olma tutumu. Bu tutum hem kişisel problemlerimiz, hem de toplumsal problemlerimizin çözümüne büyük katkı sağlayacaktır.  
Bu da ailede başlayacaktır. Örneğin; karşılaşılan bir problem karşısında “Sen benim çocuğumun başına nasıl çarpar da onu ağlatırsın?” diyerek masayı dövme yerine masanın konumunu değiştirmeyi düşünebiliriz. “Gel bakalım seninle bu probleme bir çözüm üretelim” diyerek çocuğumuza çözüm odaklı bir bakış açısı kazandırabiliriz. Bu hem onun şimdiki hayatını daha kaliteli bir şekilde sürdürmesine katkı sağlayacak, hem de ilerideki hayatının başarı ve mutlulukla dolu olmasının bir sigortası olacaktır. Sizce de bu çocuğumuza verebileceğimiz en büyük hediye, ona bırakabileceğimiz en büyük miras değil midir?  
Gelin hem kendimizle ilgili, hem de başkaları ile ilgili olumlu bir bakış açısı geliştirelim. Beynimize en güzel kodlamaları göndererek ona olumlu bir hedef verelim. Beynimiz de bu hedef doğrultusunda diğer organlarımıza olumlu talimatlar göndersin. Tabir yerindeyse şu 3D yazıcıdan pırıl, pırıl filinta gibi duruşlu, keskin bakışlı, çözüm odaklı, mutluluk duraklı, gayet insani bir ürün ortaya çıksın.  
Zaten bütün inançlar ve bütün dualar olumlu sözlerden oluşmuyor mu? Öyleyse gelin bu sihri kullanalım. Olumlu düşünelim, olumlu konuşalım, çözüm odaklı olalım, sevelim, sevilelim hayatın tadını tam alarak alalım.  
Haydi o zaman ver elini, değiştir olumsuz düşünceni. Hem kendimiz, hem de karşımızdakilerle ilgili olumlu düşüneceğimiz, çözüm odaklı olacağımız o güzel ve mutlu günlere beraberce el ele. 



  • Çarşamba 8.9 ° / 3 ° kırık bulutlar
  • Perşembe 14.7 ° / 3.2 ° Bulutlar
  • Cuma 16.3 ° / 7.9 ° kırık bulutlar
  • BIST 100

    1.810%0,00
  • DOLAR

    13,5622% -0,80
  • EURO

    15,4294% -0,63
  • GRAM ALTIN

    778,79% 5,96
  • Ç. ALTIN

    1285,0035% 5,96