316844929
Bugün, 28 Mayıs 2022 Cumartesi

Fahri ŞAHİN


GÜZEL NİYETLER NEFİS TATLAR

Yemeğe asıl lezzeti veren kullandığımız malzemenin yanında içine kattığımız sevgidir.


Yemeğe asıl lezzeti veren kullandığımız malzemenin yanında içine kattığımız sevgidir. Çünkü ikram edeceğimiz kişinin yemeği beğenmesini, ondan sıhhat ve afiyet bulmasını isteriz. Ellerimiz bu niyetle değer malzemelere. Hazırlanış ve pişirme yine bu niyetle olur. Yemek tam kıvamında pişene kadar adeta pervane oluruz etrafında. Aman yanmasın, çok pişmesin, çiğ de olmasın, şöyle ağzınıza attığınızda lezzet suları fışkırsın, vb. Ne kadar güzel bir niyet öyle değil mi? Elbette bu niyetle pişirilen yemek lezzetli olur. Güzel niyetler nefis tatlara dönüşür. Güzel niyet sadece yemeğimizi pişirirken değil hayatımızın her safhasında olmalıdır. “Ah o eskinin tatları!” diye iç geçirirken o güzel niyetlere olan özlem ve hasretimizi de dile getiriyoruz aslında. Peki ne oldu da o tatlar bozuldu? Tabi ki önce niyetler bozuldu. İçine konan ve asıl lezzeti veren sevgi kalktı. İş “Üç kuruşa beş köfteyi nasıl getiririm, tanesi on kuruştan nasıl satarım?” a döndü. Tüketim çılgınlığı ise insanlara sürekli “Parayı bul da nasıl bulursan bul”a yöneltti. Eski tatlar gitti, yerine yapay Aromalar geldi. Hatta her gıdanın suni esansını yapmışlar. Bir damla bal esansı bir kavanoz şeker ağdasını bahar balına çeviriyor. Elbette orijinal tadı tutmuyor ve bir türlü olmuyor. Niyetlerin bozulması domino taşı etkisiyle her şeyi bir bir deviriyor. Besleyici değeri olmayan yapay gıdaları satıyoruz. “En doğal” reklamını yapıyoruz. Toplumda yalan yayılıyor. Kazandığımız parayı tüketim çılgınlığında harcıyoruz ve gerçekten ihtiyacımız olmayan şeyleri satın alıyoruz. Sonra satın aldığımız şeyleri komşularımız ve arkadaşlarımız görüyor ve onları gereksiz tüketime yönlendiriyoruz. Gereksiz satın aldığımız şeyler çabucak gözden çıkıyor ve daha sonra çöp oluyor. Çöplerle çevremizi kirletiyoruz. Başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıkları tetikliyoruz. Halbuki niyetlerimizi düzeltsek her şey düzelecek. Bir hayal edelim: Ülkedeki tüm gıda fabrikaları kendi çocukları için yiyecek üretiyormuş gibi üretim yapsalar. Eskinin o doğal, besleyici ve katkı maddesi olarak sadece “sevgi” kullandıkları bir üretim araştırmasına ve seferberliğine girişseler. Kapılarına “Benim ülkemin bütün insanlarının daha sağlıklı olması için bu işyerinde doğal gıda üretimi yapılır” yazsalar ve bunu uygulasalar. Üreticiler şu aşırı ilaç ve şişirici hormonlardan vazgeçseler, sizce de her şey daha farklı olmaz mı? Bence olur. Aslında sadece ağzımızın tadı değil ruhumuzun tadı da gelir. Doğal gıdanın yanında herkes çevresindeki insanlara kendi yakınlarına değer verdiği gibi değer verse kimse kendini yalnız ve güvensiz hissetmez. O halde gelin, bencilce davranarak bindiğimiz dalı kesmeyelim. Gıda üretiyorsak en doğalını, insan yetiştiriyorsak bedenen, fikren ve ruhen en sağlıklısını. Adalet dağıtıyorsak vicdanlara en merhem olanını kısaca her ne iş yapıyorsak en güzel olanını tercih edelim. Edelim ki düşünceler güzel niyetlere, güzel niyetler güzel davranışlara, güzel davranışlar da o nefis tatlara dönüşsün. Hem damağımızda, hem de ruhumuzda. O nefis tatlara ulaşmanın ancak ve ancak niyetlerimizi güzelleştirmekle mümkün olacağını anlayacağımız ve ona göre davranacağımız o güzel ve mutlu günlere beraberce el ele. 



  • Cumartesi 29 ° / 15.7 ° Bulutlar
  • Pazar 28.9 ° / 17.2 ° Dağınık bulutlar
  • Pazartesi 29.8 ° / 15.3 ° Bulutlar
  • BIST 100

    2.439%-0,49
  • DOLAR

    16,2057% -0,88
  • EURO

    17,4561% -0,59
  • GRAM ALTIN

    967,83% -0,49
  • Ç. ALTIN

    1596,9195% -0,49