316844929
Bugün, 28 Mayıs 2022 Cumartesi

Hilmi ÇETİN


İSLÂM MÜSAMAHA DİNİDİR

Yüce dinimiz İslâm, bir hoşgörü ve müsamaha dinidir.


Yüce dinimiz İslâm, bir hoşgörü ve müsamaha dinidir. Şöyle ki daha İslâm’a girmezden evvel dinimizde hiç kimseye dine girme zorlaması yapılamaz. Bakara suresi 256.ayetinde Allahü Teâlâ şöyle buyurur: “Dinde zorlama yoktur. Doğru eğriden açıkça ayrılmıştır. Artık kim sahte tanrıları reddeder de Allah’a inanırsa kopmayan sağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah her şeyi işitir ve bilir.”
Kişiye inanılması gereken şeyler vahiy ile bildirildikten sonra bunları muhakeme edecek akıl da verilmiş; kevni âlem denilen dünyamızda da hakikati bulmaya yardımcı olacak unsurlar yaratılmış bundan sonra inanıp-inanmama tercihi insana bırakılmıştır. Zira tercih yapabildiği için insanın mesuliyeti vardır.
Allah(c.c.) rahmetiyle insana mühlet vermekte ve suç/günah işleyenlerin cezasını hemen vermemektedir. Böylece Allah’ın kullarına ve hatta inkarcılara bile müsamahasını gözlemlemiş oluyoruz.
Kıymetli okurlar, Peygamberimiz Hz. Muhammed(sav) de tebliğ vazifesine başladıktan sonra türlü türlü karşı hamlelerle karşılaşmış, düşmanca tavırlara maruz kalmıştır. Buna rağmen O, risalet görevini yaparken insanların hadsiz ve haksız saldırıları karşısında intikam ve beddua yöntemlerini seçmemiş bunun yerine rahmet ve sevgi dilini kullanmış; yıllar sonra eline imkan geçtiği halde Mekke’li müşriklere affedici şekilde yaklaşmıştır.
Peygamberimiz ashabının da bazen saygı sınırlarını zorlayan ve adab-ı muaşerete uymayan davranışları karşısında hoşgörülü olmuş, kusurlu hareketlerini müsamaha ile örtmüştür.
Mesela bir ganimet taksimi esnasında “Bu taksimde adalet yok.” diyen kişiye sinirlense bile ceza ve şiddete müracaat ederek bu çıkışı yapan kişiye mukabelede bulunmamıştır.
Yine Uhud savaşında ihmalkâr davranarak neredeyse mağlubiyete sebep olacak olan kişileri mahcubiyet içinde bırakmamıştır. Bu ve vb. zamanlardaki tavrı dolayısıyla Yüce Allah elçisinin şefkatini ve müsamahakârlığını övmüştür. “Sen onlara sırf Allah’ın lütfettiği merhamet sayesinde yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı kalpli olsaydın, hiç şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi. Onları affet, onların bağışlanmasını dile, iş hakkında onlara danış, karar verince de Allah’a güven, doğrusu Allah kendisine güvenenleri sever.” (Âl-i İmran,159)
Sevgili okurlar, peygamberimizde sonra da müslümanlar genel olarak farklı dinlerden olanlara tahammül ve müsamaha ile yaklaşmışlardır.
Hz.Peygamber’in Necran Hristiyanlarına Mescid-i Nebi’de ibadet izni vermesi ve Medine Yahudileriyle anlaşma yapması ve dinlerini özgürce yaşamalarına müsaade etmesini örnek alan Hz. Ömer Kudüs Yahudilerine izin vermiş, Fatih Sultan Mehmet istanbul’un fethinden sonra emanname ilan etmiş ve Müslüman toplum içinde gayr-ı müslimler hep varlığını koruyabilmişlerdir.
Tarihimizde hoşgörü ve müsamahanın bir sembolü de Mevlana’dır. Büyük mutasavvıf, âlim ve şair
Mevlana Celaledd-i Rumî,hayatında Kur’an ve sünnetten bir adım ve bir nefes dahi ayrılmamaya
çalıştı. Bu iki ana kaynağın dışında kendisine isnat edilecek şeylerden bizar olduğunu ifade edip”Ben sağ olduğum müddetçe Kur’an’ın bendesiyim, Hz. Muhammed’in yolunun tozuyum.” dedi.
Mümine hor görmek değil; hoş görmek yakışır. Selâm ve dua ile...
 



  • Cumartesi 29 ° / 15.7 ° Bulutlar
  • Pazar 28.9 ° / 17.2 ° Dağınık bulutlar
  • Pazartesi 29.8 ° / 15.3 ° Bulutlar
  • BIST 100

    2.439%-0,49
  • DOLAR

    16,2057% -0,88
  • EURO

    17,4561% -0,59
  • GRAM ALTIN

    967,83% -0,49
  • Ç. ALTIN

    1596,9195% -0,49