ERDEK MÜFTÜLÜĞÜ


KUR´ÂN İLE EHL-İ KİTAP ARASINDA KAVRAM MÜŞTEREKLERİ


Mekke´de inen bazı ayetlerde Hz. Peygamber´e vahyedilen ayetlerin önceki kutsal kitaplarda da mevcut olduğu belirtilerek bütün peygamberlerin takip ettiği yolun benzer olduğunu bildirilmiştir. Nitekim Avram Galanti´nin (ö. 1961) ?Üç Sâmi Kanun Koyucu? kitabında bildirdiğine göre, Hammurabi´nin (M.Ö 1750) o dönemde yazıp kendi adını verdiği Hammurabi kanunları ile, Tevrat´ta ve Kur´ân´da zikredilen bazı hükümler arasında tam, bazılarında yakın bir benzerlik bulunurken, bazılarında da bir ilgi vardır. Kur´ân, vahyin başlangıcından itibaren Mekke dönemi süresince kendisi ile önceki kitapların muhteva, ilke ve hedef yönüyle aynı olduğunun sürekli olarak üzerinde durmuş ve onları onayladığını savunmuştur. Hatta bu hususta nakledilen rivayetlerden biri olarak Hz. Ömer´in Medine´de bulunduğu zamanlarda Yahudilerin dini mabetlerine gidip, onların kutsal kitaplarıyla ilgilendiği, Kur´ân ile Tevrat´ın konularının örtüşmesinden memnun olduğu aktarılmıştır. Bunu soranlara ise Allah´ın kitaplarının birbirlerini tasdik etmesinden hoşlandığı şeklinde cevap verdiği rivayet edilmiştir. Bu çerçevede cehennem meleklerinin sayısının on dokuz olması gibi Kur´ân´da Hz. Süleymân´ın karıncalarla konuşması, Hz. Süleymân´ın cinlerle ilişkisi, maharetli ustaların Hz. Süleymân´a birçok eser yapmaları, O´nun emrinde dalgıçların olması, farklılıklar olmasıyla birlikte genel taslak olarak Âdem ile İblis kıssası, Âdem´in ve eşinin cennetten çıkarılması, Allah´ın arşının su üzerinde olması, Allah´ın arşını sekiz meleğin taşıması, , Hz. Süleymân´ın cinlerinden bahsedilmesi, birçok ahlâkî ilkeler, yerin ve göklerin altı günde yaratılması, Allah´ın ve meleklerin bulut gölgeleri içerisinde gelmesi gibi meselelerde davet stratejisindeki yöntemin ehemmiyeti açısından Ehl-i kitap ile kavram müşterekleri kabilinden zikredilebilir. Mesela Hûd 11/7. ayette ?Arş´ı su üzerinde iken gökleri ve yeri altı günde yaratan O´dur.? ifadesi Ehl-i kitap ile ortak kavramlar kabilinden zikredilebilir. Söz konusu ayetin literal tarzda metin üzerinden birtakım teviller yapılarak sağlıklı bir sonuca varılması zor görünmektedir. Bu hususta Ehl-i kitap kültürü bağlamında Tevrat´ın Yaratılış bâbındaki ifadeler şöyledir: ?Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı. Yer boştu, yeryüzü şekilleri yoktu ve engin karanlıklarla kaplıydı. Tanrı´nın ruhu suların üzerinde hareket ediyordu. Allah, ?suların ortasında kubbe olsun, sudan ayırsın? dedi ve Allah kubbeyi yaptı. Altta olan suyu üstte olan sudan ayırdı ve Allah kubbeye ?gök? ve alttaki kuru toprağa ?yer? dedi. Her şeyden önce arşın su üzerinde olması bilgi nesnesi olarak bir hakikatten bahsetmediği ileri sürülebilir. Bu ifadelerden anlaşılıyor ki öncelikle ilahi hitaba konu olan bir hususun vahyin ilk muhatapları olan insanların reel dünyalarında bir karşılığının olması gerekmektedir. Aslını söylemek gerekirse bu rivayetlerden anlaşıldığı kadarıyla ayetin gerek Hz. Peygamber´in gerekse çağdaşı olan Arapların zihniyet dünyalarından hareketle kozmoloji anlayışları ortaya konulduğu söylenebilir. Bu çerçevede Allah ilk hitap çevresindeki insanların varlık ve eşya tasavvurlarına uygun bir dille konuşmuş olmasıdır. Ayrıca bu ifadelerin Ehl-i kitap ile ortak bir anlam dizgisi içerisinde kullanılması Medine´de bulunan Yahudi ve Hıristiyanlar ile ileride girilecek ilişkiler için şimdiden zemin hazırlamak olarak da değerlendirilebilir. Rudi Paret´in (ö. 1983) ?Kur´ân Üzerine Makaleler? adlı kitabında dile getirdiği gibi irşâda yönelik anlatım amacına mâtuf olan bu gibi Kitâb-ı Mukaddes anlatımları Hz. Peygamber´in tebliğinin genel taslağına dahil olmuştur. Metinler arası ilişki bağlamında bulunan kavram müşterekleri ile ilgili olarak Bakara 2/210. ayetteki ?Allah´ın bulut gölgeleri veya kara bulutlar içinde olması? ifadesi de örnek verilebilir. Söz konusu bu ayetle vahyin nüzûl dönemine şahitlik eden Yahudilerin Tanrı tasavvurları ortaya konulmuş olabilir. Bu tespiti destekler nitelikte olan Tanah/Çıkış bölümünde şöyle buyrulmuştur: ?Halk gök gürlemelerini, boru sesini duyup şimşekleri ve dağın başındaki dumanı görünce korkudan titremeye başladı. Musa, Tanrı´nın içinde bulunduğu koyu bulut karanlığına yaklaşırken halk uzak durdu.? Diğer bir rivayette ise Ebû Rezi´nin anlattığına göre: Bir gün ?Ey Allah´ın Rasülü! Rabbimiz, mahlukatı yaratmadan önce neredeydi?? Bana şu cevabı verdi: ?Kara bulut içinde. Ne altında ne de üstünde hava vardı.? Bu değerlendirmeler ışığında, metin içi dar bağlamıyla anlaşılması son derece zor olan bu gibi ayetleri Ehl-i kitap kültüründe kullanılan kavramlarla birlikte değerlendirilerek anlamın lafzın dışında aranması gerektiğini ayrıca düşündürmektedir. Böylece Hz. Peygamber´in Ehl-i kitabı tasdik edici olarak

gönderilmesi, bu itibarla Hicaz´da bulunan ve kökeni ilahi vahye dayanıp muhtelif sebeplerle dinleri asimile olan Ehl-i kitaba âdeta şöyle denilmek istenmiş olabilir: ?Kitabınızın temeli buradadır! Yapmış olduğunuz yanlışlarınızı terk ederek Hz. Peygamber´in getirdiği hakikatleri kabul edin!? Bu kapsamda İzzet Deveze´nin (1888-1984) ?Kur´ân´a Göre Hz. Muhammed´in Hayatı? kitabında ifade ettiği gibi Allah, bu gibi ayetlerde istek ve hükümlerini vahiyler mecmuası gibi takdim ederek Kur´ân ile önceki semâvî kitaplar arasındaki uygunluk ve paralelliğin, Muhammedî risâletin ve Kur´ânî vahyin sağlıklı olduğunu gösterme noktasında güçlü bir delil yapmıştır.



  • Pazartesi 15.3 ° / 9.8 ° bulutlu bulutlar
  • Salı 18.4 ° / 8.6 ° Dağınık bulutlar
  • Çarşamba 18.9 ° / 7.8 ° Bulutlar

Balıkesir

18.10.2021

  • İMSAK
  • GÜNEŞ
  • ÖĞLE
  • İKİNDİ
  • AKŞAM
  • YATSI
  • BIST 100

    1.410%0,00
  • DOLAR

    9,2669% 0,06
  • EURO

    10,7339% -0,12
  • GRAM ALTIN

    526,08% -0,06
  • Ç. ALTIN

    868,032% -0,06