ERDEK MÜFTÜLÜĞÜ


KUR´ÂN´DA ANLATIM SANATI


Kur´ân´da birçok temsîlî (dramatik) anlatım mevcuttur ve bu anlatılar sanatsal karakter taşımaktadır. Müfessirlere bilhassa Zemahşerî gibi âlimlere göre, Kur´ân´da yer alan temsîlî anlatımlar muhatapta bilinç oluşturma, tavır ve tutum dönüştürme gibi çok etkin bir konuma sahiptir. Temsîlî yani dramatik anlatımlar gerçeğe ve vakıaya dayandığı gibi, örf ve hayal dünyasına da dayanır. Kısacası temsîlî anlatımlarda olayların mutlak olarak yaşanması gerekmez. Temsîli anlatımlara verilebileck en güzel örneklerden biri Ahzab 33/72. ayetteki ?Biz emaneti (irade ve mükellefiyeti) göklere, yere ve dağlara teklif ettik. Fakat onlar bu teklifin ağır sorumluluğunu üstlenmekten ve hakkını verememekten korkup kaçındılar. Bu ağır sorumluluğu ise insan yüklendi.? ifadesidir. Bilhassa Kur´ân´ın dil, nazım, fesahat ve belagatla ilgili hususları en güzel bir şekilde ortaya koyan Zemahşerî (ö. 538/1144) bahse konu olan ayetle ilgili şu açıklamaları getirmiştir: ?Açıkça görüldüğü üzere ayette temsîlî bir anlatım söz konusudur. Kaldı ki bu tür sözler Arap-dili ve edebiyatında çoktur. Kur´ân´da bu tarz ve üslup üzerine nazil olduğuna göre, bu tıpkı onların şu sözleri gibidir: ?Yağa nereye gidiyorsun? denildiğinde, o da: ?Pürüzleri düzeltmeye? şeklinde cevap verir. Bunun gibi onların dilinde hayvanların ve cansız varlıkların diliyle söylenmiş daha nice temsil (fabl) örnekleri vardır. Yağın konuşmasını tasavvur etmek imkansızdır. Aynı şekilde ayette konu edilen yerin ve gökleri konuşmasını düşünmek de imkansızdır. Dolayısıyla emanetin büyüklüğü, onun mahiyetinin zorluğu temsîlî bir anlatımla ortaya konulmuş oldu.? Temsîlî anlatıma verilebilecek diğer bir örnek Fussilet 41/11. ayetteki ?Allah duman halinde bulunan göğe yönelip ona ve yeryüzüne, ?Benim yaratma kanunuma ister gönüllü ister gönülsüz olarak boyun eğin.? buyurdu. Onlar da ?Senin kanununa gönüllü olarak boyun eğdik.? diye karşılık verdiler.? ifadesidir. Zemahşerî bu ayette Allah´ın göklere ve yere hitap etmesi ve onların Allah´a cevap vermesi, ilâhî yaratma kanununa ve dolayısıyla kâinatın bu kanuna uygun şekilde varlığını sürdürdüğüne dair temsîlî bir anlatımın var olduğundan bahsetmiştir. Temsîlî anlatıma yer verilebilecek başka bir ayet de Mâide 5/116. ayette Allah´ın Hz. İsa´ya hitaben ?Ey Meryem oğlu İsa! İnsanlara, ?Allah´ın yanı sıra beni ve annemi de tanrı edinin.? diye sen mi söyledin?? ifadesidir. Aynı damardan gelen ve Zemahşerî´nin de hocası konumunda olan Kâdî Abdulcebbâr el-Hemedânî (ö. 415/1025) ?Tenzihu´l-Kur´ân ani´l-Met´a´in? adlı eserinde söz konusu ayet hakkında şunları söylemiştir: ?İsa insanlara bu sözleri söylemediğine göre; bu ifade nasıl doğru olabilir? Meydana gelmemiş bir olayı Allah, nasıl olur da olmuş-bitmiş bir olay olarak anlatır? (Öyle anlaşılıyor ki) Bu ifadeler Meryem ve İsa´yı ilahlaştıranlara yönelik, Allah´ın kınaması ve azarlamasını ifade eder. Bir fiili işleyeni engellemek ve azarlamak için hikmet sahibi zatın herhangi bir fiil ile suçlaması uygun olabilir. Hıristiyanlar arasında Allah´a ibadet eder gibi Meryem ve İsa´ya ibadet edilmesini ve bunların iki ilah edinilmesini gerekli gören bazıları vardı. Bu bağlamda Allah temsîlî anlatım sanatını kullanarak vahyin nüzul dönemindeki Hıristiyanları yaptıkları fiilden dolayı paylamaktadır.? Yazının sınırları göz önünde bulundurarak temsîlî anlatıma verilebilecek son bir örnek Haşr 59/21. ayetteki ?Biz Kur´ân´ı bir dağa indirmiş olsaydık, o dağın ilahî hitaba muhatap olmanın ağır sorumluluğu altında ezilip Allah korkusundan paramparça olduğunu görürdün.? ifadesidir. Zemahşerî ayetle ilgili olarak şu açıklamalara yer vermiştir: ?Bu ayette temsîlî bir anlatım mevcuttur. Allah bu ayette, sanatsal bir canlandırma yaparak, ilahî hitap karşısında dağın takındığı durumu örnek vererek, insanın ilahî hitap karşısında vurdum duymaz tavrını kınamaktadır.?

RAMAZAN SÖZLÜĞÜ ?SADAKA?

Gönüllü olarak veya dinî bir vecîbeyi yerine getirmek üzere ihtiyaç sahiplerine yapılan maddî yardım. Sözlükte ?(haber) gerçek olmak; doğruluk? gibi anlamlara gelen sıdk kökünden türeyen sadaka kelimesi (çoğulu sadak?t), Allah´ın hoşnutluğunu kazanmak için ihtiyaç sahiplerine yapılan gönüllü veya dinen zorunlu maddî yardımları, bu çerçevede verilen para ve eşyayı ifade eder. Kelime Türkçe´de daha çok dilencilere yapılan küçük para yardımını belirtmek üzere kullanılır. Sadaka vermeye tasadduk denilir.

YÜCE ALLAH BUYURUYOR Kİ:

?Şüphesiz, kim Rabbine günahkâr olarak varırsa, kesinlikle ona cehennem vardır. Orada ne ölür, ne de (güzel bir hayat) yaşar.? Taha,74

HZ.PEYGAMBER BUYURUYOR Kİ:

?Her insan hatâ yapabilir. Fakat hatâ yapanların en hayırlısı çokça tevbe edendir.?

CEVABI NE?

Yemin keffâreti nasıl yerine getirilir?

Her ne şekilde olursa olsun mün´akide olan yemini bozan kimselerin yemin keffâreti ödemeleri gerekir. Yemin keffâreti sırasıyla; on fakire birer fitre (fıtır sadakası) miktarı veya bir fakire on ayrı günde her gün birer fitre miktarı para vermek veya on yoksulu sabah akşam doyurmak ya da giydirmektir. Buna gücü yetmeyenlerin ise, ara vermeden üç gün oruç tutmaları gerekir. Bu keffâret ve sıralama Kur´an-ı Kerim´de belirtilmiştir (Mâide, 5/89).

NASIL DUA EDELİM?

"Ey Allahım! Fayda vermeyen ilimden, huşû duymayan kalbpen, işitilmeyen (kabul görmeyen) duadan ve doymayan nefisten sana sığınırım."



  • Pazartesi 15.3 ° / 9.8 ° bulutlu bulutlar
  • Salı 18.4 ° / 8.6 ° Dağınık bulutlar
  • Çarşamba 18.9 ° / 7.8 ° Bulutlar

Balıkesir

18.10.2021

  • İMSAK
  • GÜNEŞ
  • ÖĞLE
  • İKİNDİ
  • AKŞAM
  • YATSI
  • BIST 100

    1.410%0,00
  • DOLAR

    9,2725% 0,12
  • EURO

    10,7371% -0,09
  • GRAM ALTIN

    526,73% 0,06
  • Ç. ALTIN

    869,1045% 0,06