Vicdanların Eğitimi
Tarih: 11.9.2019 00:34:36 / 94okunma / 0yorum
Fahri ŞAHİN

Hep para önemliydi. Gemisini kurtaran kaptandı. Çorban kaynasın, gerisi nasıl olursa olsundu. Ekmeği aslandan almalıydık ve bunun için her yol mübahtı. İş için yetenek önemli değildi. Ya devlete “kapağı atmalıydın” ya da para kazanmanın kolay bir yolunu bulmalıydın. Yorulmadan yapılan işler tercih sebebiydi. “Masabaşı” mesela. İtibarın zenginliğinle sınırlıydı. Dış görünüş ve gösteriş daha önemliydi; sonra alem ne derdi? Varsa pulun, cümle alem kulundu. Haklı olup olmaman önemli değildi; dövülüp de ev gelme yeterdi. Sınava ne kadar çalıştığın değil; aldığın puanın ne kadar olduğuydu önemli olan. Kısacası hepimizin değeri sahip olduğumuz mal, dövülmeden attığımız yumruk, sınavlarda aldığımız puan kadardı.
Sonra bu eğitimi veren anne ve babaları onlar yaşlandıklarında çocukları ellerinden tutup“Huzur Evleri”(!)ne koymaya başladılar. Çünkü hep menfaat odaklı eğitilmiş biri için evdeki yaşlı bir engeldi. Vicdan yapmaya gerek yoktu. Bunun eğitimini almamıştıki zaten. O da neydi? Her engel kaldırılıp bir kenara konmalıydı. Bu anne baba bile olsa.
Bu bir toslamadır. Gerçeğin kayasıyla bir çarpışmadır. İhmal edilen manevi değerlerin, verilmeyen vicdan eğitiminin intikamıdır. Çocuğuna küçük yaşlarda insani ve vicdani değerleri bizzat kendisi yaşayarak ve yaşatarak vermemiş olan anne-babalar bavullarını şimdiden hazırlasınlar. Yolculuk “Huzur Evi”(!)ne.
Diğer yandan çocuğuna insani ve vicdan değerleri hem yaşayarak hem de yaşatarak veren anne babalar evin en güzel köşesinde kendilerine yer beğensinler. Torunlar etraflarında sevgi yumağı oluşturacaklar, sözleri dinlenecek, kendilerine saygı duyulacaktır. Vakit tamam olup bu dünyadan huzur ve mutluluk içinde ayrılırlarken arkalarından hayır dua okuyan pırıl pırıl bir nesil bırakacaklar.
Şimdi sormak istiyorum: Bu yukarıda resmedilen iki tablodan hangisini yaşamak istiyoruz?... Ne dediğinizi duyar gibi oluyorum. O zaman gelin el ele verelim ve şu çarpık zihniyetimizi baştan aşağıya yeniden gözden geçirip düzeltelim. Milli ve manevi değerlerimize sımsıkı sarılalım. Vicdanların eğitimine gereken önemi verelim. Haksız bir zaferdense haklı yere yapılan bir mücadelede kaybetmenin daha şerefli olduğunu anlatalım. Gerçek zenginliğin topluma sağladığımız katkıyla ölçüleceğini ilan edelim ve biz de gerçekten böyle davranalım. Puanın değil çalışmanın, paranın değil, onun nasıl ve hangi yolla kazanıldığının daha önemli olduğunu yaşayarak ve yaşatarak öğretelim. Kalp kırmadan konuşmayı, kavga etmeden tartışmayı gösterelim. Teşekkür etmeyi ve “lütfen” demeyi kazandıralım. Saygı ve sevgiyi her hal ve hareketimizle onlara belli edelim.
Tatildeyiz ve bir tercih dönemindeyiz. Merak ediyorum: Önümüzdeki eğitim-öğretim yılında anne-babalar tercih ve kayıt için harcadıkları çabayı onların vicdan eğitimi için de harcayacaklar mı? Sık, sık okula gelip çocukları ile ilgili bilgi alacaklar mı? Çocuklarına küçük, küçük sorumluluklar verip onların olgunlaşmalarına yardımcı olacaklar mı? Her akşam bir çay sohbetiyle gün boyu yaşananları çocuklarıyla birlikte değerlendirecekler mi?
Ben artık tüm değerli velilerimizin bütün bunları yapacaklarına inanıyorum. Artık hedefimiz belli, yol haritamız ortadadır. Hedefimiz: Anne-babaya saygılı, vatanını milletini seven, çalışkan, ahlaklı yepyeni bir gençlik. Yol haritamız: Önce kendimizi olumlu yönde değiştirmek, sonra bunu çocuklarımızdan beklemek.
Milli, manevi, vicdani eğitime gereken önemi vereceğimiz o güzel ve mutlu günlere beraberce el ele.

Anahtar Kelimeler: Vicdanların, Eğitimi
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yeni Erdek Gazetesi
FACEBOOK´TA BİZ

RESMİ İLAN

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Linkler