Yazmak üstüne
“Her gün bu ilaçtan almalıyım” diyor, Orhan Pamuk. “Edebiyat” mı?
Tarih: 21.10.2015 17:52:24 / 446okunma / 1yorum
Aysel YILDIZDAĞ

“Her gün bu ilaçtan almalıyım” diyor, Orhan Pamuk.
“Edebiyat” mı?
Kaç doz?
Galiba onun da hissettiği ve de zaman zaman dile getirdiği buna benzer bir duyguydu, bu gibi sorularla karşılaştığında.
-Üşenmiyor musun, yazmaya?
-Aman, sen de! Yazıp da ne oluyor sanki?
Kendini bir şey mi sanıyorsun?
-Nereden baksan, bir ev kadınızın. Üstelik doğru dürüst bir diploman da yok!
-Ne oluyor, yazıyorsun da?
Sahi, ne oluyor, yazıyorum da!
Pergel ekseninde döner gibi yaşanmışlıkları yazmak, yazmayı düşünmek.
Sahi, neden?
X X X
Küçük bir kız çocuğuydu, merdivenlerden çıkarken elindeki dergiyi isteyen. Eline aldığında, sayfaları karıştırıp dudak büken ve sonra yüzüne hayretle bakan.
-Ay, bu ne biçim dergi? Yazıları çok küçük, resimsiz. Bunu okuyabilecek misin?
-Bak, Ayşe! Nasıl ki insanın karnı acıkırsa, benim de kafam acıkıyor. Okumazsam hasta oluyorum.
-Hele bir de yazmazsam!
-Yazmansan mı?
Bakmıştı, komşu kızı, yüzüme.
-Evet!
Suçüstü yakalanmış yaramaz bir çocuk olmuştu, koca kadın.
-Yazmansan mı? Okumazsan mı?
Basamakları söylenerek çıkıyordu.
“Hiç de kafanın acıktığını duymamıştım. Senden duydum” demişti, Ayşe. Biraz şaşkın, biraz da alaylı, at kuyruğu saçlarını savura savura çıkmıştı merdivenlerden, evlerine.
İşte, böyle! Edebiyat! Ama kaç doz?
Bunun dozu yok ki!
X X X
Tam yazmaya oturacaktır, kapı çalınır. Çocuklarına lâzımdır. Kocası gelmiştir. “Ne yemek var?” diye sormaz.
-Hanım! Meze ne var?
Televizyonda haberler, diziler ve de “Az sonra”lar…Evdir, süpürülecek, yemektir pişecek, camdır silinecek, dikiştir dikilecek ve de sipariş işler var, aksatılmadan bitirilecek. Konuklara kekler, börekler yapılacaktır.
Bakarsın, telefonda bir arkadaşı çaya çağıracaktır. Ama O, hep, “Ne zaman yazacağım”ı düşünecektir. Huzursuz, mutsuz, inatçı!
Ve fırsat bulduğunda oturacaktır, cam önündeki masacığının önüne. O an, aklına ne gelirse, nasıl gelirse yazacaktır.
Poşet dolusu müsveddeler, defterler dolusu yazılar, temize çekilmeyi bekleyecektir.
O, bu trene yetişemiyorsa da, arkasından koşacaktır, gücü yettiğince.
Çünkü, yazmak, onun için de “YAŞAMAK”tır.
Edebiyat mı?
Kaç doz?
Bu ilâcı keşke herkes denese…

Anahtar Kelimeler: Yazmak, üstüne
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Bahar Güngör
22.10.2015 02:18:55
Koca bir yaşamın içinde farklı etiketlerinizle mücadele ederken, aşkınıza nasıl da sadık kalabildiğinizi ne güzel ifade etmişsiniz.Sevgiyle kalın ve lütfen yazın..
Yazarın Diğer Yazıları
Veysali Dayı (15 Aralık 2016 - Perşembe)
Vitrindeki manken (29 Kasım 2016 - Salı)
Yitik sokak (10 Kasım 2016 - Perşembe)
Beklerken (27 Ekim 2016 - Perşembe)
Üç Mustafa (20 Ekim 2016 - Perşembe)
Alışverişte (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Ayşe´dir (10 Eylül 2016 - Cumartesi)
Ağustos (11 Ağustos 2016 - Perşembe)
Miting meydanları (10 Ağustos 2016 - Çarşamba)
Erdekliler adına teşekkürler (26 Temmuz 2016 - Salı)
Nakışçıya mektup geldi (26 Kasım 2015 - Perşembe)
Mevsim (13 Kasım 2015 - Cuma)
Ocaklar´da sabah (05 Kasım 2015 - Perşembe)
Yazmak üstüne (21 Ekim 2015 - Çarşamba)
Pazar yerinde (15 Eylül 2015 - Salı)
Türkân abla ve rüyâm (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
UMURUNDA MI DÜNYA? (03 Ağustos 2015 - Pazartesi)
ÇOCUĞUN GÖZÜYLE (29 Temmuz 2015 - Çarşamba)
Sayfa:
Yeni Erdek Gazetesi
FACEBOOK´TA BİZ

RESMİ İLAN

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ