Tarih: 08.12.2014 16:38

Baro, makul şüphe kriterine tepki gösterdi

Facebook Twitter Linked-in

Balıkesir Barosu Başkanlığı, TBMM Genel Kurulu`nda yapılan görüşmeler sonucunda avukatların dosya incelemesine kısıtlama getiren kanun düzenlemesi ve adli aramada "makul şüphe" kriterine tepki gösterdi.
Balıkesir Barosundan yapılan yazılı açıklamada, bu durumun Anayasa ve evrensel hukuk kurallarına açıkça aykırı ve hukukçulara haksızlık olduğu öne sürüldü.
Balıkesir Barosu yönetimi, makul şüphe düzenlemesinin hukuk mesleğini icra eden avukatlar olarak kabul edilemez olduğunu bildirdi.
Baro tarafından yapılan yazılı açıklamada şu görüşlere yer verildi: "Özellikle avukatlara dosyaya erişim engeli getiren bu düzenleme, hak aramanın ve savunmanın güçleştirilmesi anlayışını yansıtıyor izlenimini vermektedir. Avukatlık mesleği, kanunda tarif edildiği üzere kamu hizmeti olmakla birlikte yargının kurucu unsuru olan bağımsız savunmayı temsil eder. TBMM`de kabul edilen bu düzenleme ile savunma kurumu ağır bir yara almıştır. Şüpheli hakkında yapılacak soruşturmalarda avukatın dosyaya erişimi, kanunda sayılan nedenlerle engellenecektir. Bu durumda da suçlanan kişilerin ve avukatlarının, suçlamalarla karşı karşıya kalınan bir ortamda şüpheli hakkındaki tüm delillere ulaşması ve aklanabilmek için etkin bir savunma yapması mümkün olmayacaktır. Dolayısıyla yapılan düzenleme, adil yargılanma hakkının açıkça ihlali anlamına gelir. Israrla tekrar belirtmek isteriz ki söz konusu düzenleme, avukatın etkinliğini azaltmakla birlikte aynı zamanda evrensel bir hukuk kuralı olan adil yargılanma hakkını da ihlal etmektedir. Kendisine suçlama yöneltilen kişinin, kendisi hakkındaki aleyhine olan tüm delilleri bilmesi evrensel hukukun gereğidir. Avukatın dosyaya erişmesinin engellendiği bir ortamda şüpheli ve avukatı, isnat edilen suç ile ilgili sağlıklı bir savunmayı nasıl yapabilecektir? Şüphelinin kendisini aklama, avukatın vekil edenini savunma imkanı nasıl gerçekleşebilecektir? Bu durum, hem Anayasamıza hem de evrensel hukuk kurallarına açıkça aykırıdır. Bu düzenleme, adil yargılanmanın çok önemli bir unsuru olan silahların eşitliği ilkesini zedeleyecek ve ciddi ihlaller ortaya çıkacaktır. Özellikle de tutuklu sanıklar yönünden, tutukluluğa itiraz bakımından önemli belgelere ulaşabilme engellenmiş olacak, savunma hakkı çok ağır bir şekilde ihlal edilecektir. Bu düzenlemeyi, hukukçular olarak kabul etmemiz mümkün değildir. Mesleğimiz açısından da onur kırıcı olduğunu düşünüyoruz. `Soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmek` şeklindeki düzenlemenin amacı, gerekçesi izaha muhtaçtır. Son dönemlerde yaşananlar göstermiştir ki gizlilik kararı bulunan dosyalardaki deliller, beyanlar ve belgeleri basına, kamuoyuna veya şüphelinin bağlantılı olduğu düşünülen kişilere aktarılmasını gerçekleştirenler avukatlar değildir. Ayrıca belirtmek isteriz ki `somut delile dayalı kuvvetli şüphe` kriterinin değiştirilerek `makul şüphe` kriterine geçişin hukuki olduğunu savunmak mümkün değildir. Somut delillere dayalı kuvvetli şüphe yerine makul şüphe kriterinin getirilmesi durumunda, kolluğa sınırsız keyfiliğin verildiği ve bu düzenleme ile bu keyfiliğin güvence altına alındığı izleniminin doğacağından korkarız. Hukuk, varlığında hissedilmeyen ve ne yazık ki kıymeti de bilinemeyen ancak yokluğu çok acı bir şekilde hissedilen en temel ihtiyaçtır. Unutulmamalıdır ki herkes, hatta kanun yapıcılar da bir gün hukuka, savunmaya ihtiyaç duyabilirler."




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —