Çocuğunuzun Bağışıklık Sistemini Güçlendirin

Çocuğunuzun Bağışıklık Sistemini Güçlendirin

Kışla beraber hastalık mevsiminin de başlaması ile birlikte pek çoğumuzu da bir telaş alıyor. Ben ekinezya alıyorum çocuğuma da iyi gelir mi?

Kışla beraber hastalık mevsiminin de başlaması ile birlikte pek çoğumuzu da bir telaş alıyor. "Ben ekinezya alıyorum çocuğuma da iyi gelir mi?" , "Ailecek grip aşısı yaptırsak mı?, "Sabahları bir kaşık pekmez çocuğumu hastalıktan korur mu?"… Peki tüm bu uğraşlar çocukların bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve hastalıklardan korunması için yeterli mi? Memorial Etiler Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü`nden Uz. Dr. Deniz Tamtekin, çocukları hastalıklardan korumak için bağışıklık sistemini güçlendirmenin yolları hakkında bilgi verdi. 
Selenyum ve demir çocuğunuza güç verir
Çocuğunuzun güçlü bir savunma sisteminin olması için sağlıklı bir vücuda sahip olması gerekir. Bunun için öncelikli koşul, mümkün olduğunca rafine olmuş gıdalardan ve raf ömrü uzun gıda maddelerinden uzak kalmasıdır. İkincil olarak antioksidan olarak adlandırdığımız A,C,E,D vitaminleri, demir ve selenyumu yeterli miktarda olmasını sağlamak ve bunun için gerekli gıdaları uygun miktarda tüketmesidir. Selenyum; karides, mantar,  dana ve kuzu ciğeri, somon ve ton balığında bulunur.
Sarı ve koyu yeşil sebze meyveler A vitamini zengini
A vitamini sarı renkli ve koyu yeşil sebze ve meyvelerden elde edilebilmektedir.  Karotenler A vitamini öncüsü sayılır. Bu nedenle savunma sisteminin yardımcı elemanlarındandır. Greyfurt, havuç, kuru kayısı, Trabzon hurması, kırmızılahana, pancar, kırmızı turp, yaban mersini ve böğürtlende bol miktarda karoten bulunmaktadır. Tüketilen sebze ve meyvelerin mevsimine uygun olarak alınması, vücudun ihtiyacının doğal yoldan karşılanmasını sağlayacak ve çocuğunuzun savunma sistemini güçlendirecektir.
C vitamini çocuğunuzun can simididir
C vitamini hastalıklardan korunmada önemli rol oynar. Bu vitamin en çok çilek, kivi,  kavun, portakal, mandalina ve greyfurt gibi meyvelerde bulunmaktadır. Ayrıca zerdeçal ve zencefil C vitamini kaynaklarıdır. Anneannelerimizin ballı zencefil karışımının faydası hepimiz tarafından bilinmektedir. Çocukların günlük ortalama 100 mg kadar C vitaminine ihtiyaçları vardır. C vitamini depolanan bir vitamin değildir. Fazlası vücuttan atılmaktadır. Bağışıklık sisteminin korunması için olmazsa olmazlardan olan E vitamini de; kuruyemiş, zeytin, zeytinyağı ve bazı yeşil sebzelerde bulunmaktadır. 
1 köfte ile çinko ihtiyacı karşılanabilir 
Çinko elementinin de güçlü savunma mekanizmasında önemli rolü vardır. Bu nedenle son yıllarda çinko preparatları çok satanlar listesinde yer almaktadır. Oysaki çocuğunuz, her gün tükettiği gıdalardan kendisi için gerekli olan çinkoyu alabilir. Örneğin; 100 gr ette (3 köfte)  9 mg, pişmiş nohutun 100 gramında 1.4 mg çinko bulunmaktadır. 1-3 yaş arasındaki bir çocuğun 3 mg çinkoya ihtiyacı olduğuna göre, sadece 1 köfte tüketen bir çocuk bile çinko ihtiyacını rahatlıkla karşılamış olacaktır. 
Demir ve D vitamini alımına dikkat!
Ülkemizde en yaygın sağlık sorunlarından biri de demir eksikliği anemisidir. Demir eksikliği anemisi hem demir alımının yetersiz kaldığı hem de demir kaybının olduğu durumlarda ortaya çıkabilir. Demir; et, pekmez, ciğer, yumurta, kuru üzüm, bakliyat ve bazı yeşil sebzelerde bulunur.  
D vitamini de savunma sistemi için gerekli vitaminlerdendir. Güneşin çok yakıcı olmadığı saatlerde güneşe çıkmak D vitamini seviyesini normalleştirecektir.
Grip aşısı ve bağışıklık güçlendirici haplar işe yarıyor mu?
Günümüzde bağışıklığı güçlendirdiği iddia edilen bazı preparatların (ekinezya, mürver, beta glukan, propolis, C vitamini, çinko, arı sütü vb.) yararlılığının bilimsel çalışmalar ile kanıtlamadığı bilinmektedir. Adaçayı gibi masum görülen bir bitki çayının bile belli bir miktardan fazlası toksik etki yaparken,  piyasada bulunan ve güçlü bir korunma sistemine sahip olunacağı vaadi ile sunulan bazı preparatların zararsız olup olmadığının iyi araştırılması gerekir. Gripten korunmak için aşı uygulaması konusunda da uzmanlar çocukların gelişigüzel aşılanmaması gerektiği konusunda birleşmektedir.
Hastalıktan korkmayın önlem alın
Çocukların 2-8 yaş arasında sosyalleşme süreçlerinde birçok mikropla karşılaşacakları ve sıklıkla hastalanabilecekleri unutulmamalıdır. Çocuğun dengeli beslenmesi sağlanmalı, yeterli sürede uyuması için gerekli düzenlemeler yapılmalı ve çocuklar düzenli bedensel aktivitelere yönlendirilmelidir.