Denizcilik Fakültesi Dekanı Sarı: “Marmara Denizi’nde müsilaj tehlikesi sürüyor”

Denizcilik Fakültesi Dekanı Sarı: “Marmara Denizi’nde müsilaj tehlikesi sürüyor”

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi'ndeki müsilajın deniz dibinde çürümeye devam ettiğini belirtti.

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi'ndeki müsilajın deniz dibinde çürümeye devam ettiğini belirtti. Halen akıntılı bölgelerde 20 santimetrelik müsilaj çamurunun çürümekte olduğuna işaret eden Sarı, şunları söyledi:
"Marmara Denizi'nde şu anda yoğun bir müsilaj oluşumu yok ama yeniden oluşması için ön belirtiler var. Bildiğiniz gibi 22 maddelik Marmara Denizi Koruma Eylem Planı, 8 Haziran'dan beri uygulanıyor. Bu arada Marmara Denizi, 'Özel Çevre Koruma Bölgesi' ilan edildi. Ancak unutmayalım ki, 25 milyon insanın yaşadığı Marmara Bölgesi'nde halen sanayi, tarım sektörünün yanı sıra denizcilik sektörüne ait atıkların tümü Marmara Denizi'ne gidiyor. Küresel ısınmaya bağlı olarak denizdeki ısınma da sürüyor. Marmara Denizi'ne giden tüm atıklar ortadan kalkmadığı, sıfır olmadığı takdirde bu denizin kurtulması mümkün değildir."
KUŞGÖLÜ DE AYNI DURUMDA
Bölgedeki göller, havzalar, çaylar ve derelerin sularının sonunda mutlaka Marmara Denizi'ne ulaştığına işaret eden Sarı, şöyle konuştu:
“Bu ortam, Marmara Denizi’ndeki müsilajı artırmaktadır. Aslında Kuşgölü, bir ‘çevre okulu’ gibidir. Ancak bu gölümüzdeki ekosistem kötü kullanılıyor. Cennet gibi bir gölü, cehenneme çeviriyoruz. Bu gölde eski yıllarda kendisine özgü, orijinal, 30’a yakın balık türü vardı. Bunların başlarında sazan, turna ve yayın geliyordu. Şimdi bu balıkların hiçbiri avlanabilir nitelikte değil. Yayın, tek tük çıkıyor. Turna çok az kaldı. Ama ne yazık ki hâlâ yavru turna balıkları avlanıyor. Sadece İsrail Sazanı kaldı.       
Ancak eskiden ihraç edilen bu balık, para kazandırıyordu. Şimdi bu ihracat da pek kalmadı. Kuşgölü, minicik bir göl. En derin yeri 2 metre. Gölün uzunluğu 20 kilometre, genişliği ise 14kilometre. Kışın sular biraz yükselince sadece 4 metre olabiliyor. Göle kıyısı bulunan köylerde 200 dolayında balıkçı teknesi var. Neredeyse kilometre kareye 1,5 tekne düşüyor. Ayrıca gölden yaz aylarında tarımsal sulama için yararlanılıyor. Kısacası sürekli kirlenen, aşırı avlanma yapılan, suyu tarım arazileri için kullanılan bir göl, ekolojik açıdan kördüğüm olmuş demektir.”
Prof. Dr. Sarı, fakülteleri için Edincik altı bölgesinde çalışmaları tamamlanmak üzere olan bölümler hakkında da bilgiler verdi. Bu bölgede denizcilik ve balıkçılık müzesi, Marmara Deniz Akvaryumu ve Deniz Bilimleri Merkezi yapılacağını belirten Sarı, “Bu bölgede çok amaçlı çalışmalar yapılacak. Yine burada başta denizde canlı kalma eğitimi olmak üzere çeşitli eğitimler verilecek. Ayrıca burada ileri yangın eğitim merkezi de bulunacak. Kısacası, bu bölgede Güney Marmara Bölgesi deniz kültürünü yaşatmak için çalışmalar yapılacak. Burada bulunacak binaların yapımına Kocaman Balıkçılık Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kocaman büyük destek verdi. Biz de buradaki‘Deniz Bilim Merkezi’ne, Kocaman Balıkçılık İthalat ve İhracat Anonim Şirketi’nin kurucusu, rahmetli Avni Kocaman’ın ismini verdik.”
Haber : Önder Balıkçı