Bir zamanlar Erdek ve Marmara Adası’nda, tuzlu balık konserve fabrikaları çok fazlaydı. Erdek’in “Kurbağalıdere” bölgesinde, “Belkıs Konserve Fabrikası” bulunuyordu. Özellikle teneke fıçılara basılmış tuzlu sardalya üretimi gerçekleştirilirdi. Çok sayıda tuzlu balık tüccarı vardı. Bu bölgenin bir kısmı tuzlu balık kokardı.
Marmara Adası’nda halen “Eray Fabrikası”, az da olsa tuzlu balık ve konservecilik üretimini gerçekleştiriyor.
Marmara Adası’ndaki balıkçılık konusunda kitapları ve araştırmaları olan H. Can Yücel’in verdiği bilgiye göre, 1920’lerin başlarında artan bu ticaret, 1950’lerin ortalarına kadar sürdü. Adada, bu yıllar arasında haziran, temmuz ve ağustos ayları boyunca özellikle kolyoz balığı avlanırdı. Adadaki düğünler bile kolyoz mevsiminin bitiminde yapılırdı.
SARDALYA AÇISINDAN ZENGİN
Sürüler durumunda Marmara Denizi’nde yaşayan, Akdeniz’den Karadeniz’e dolaşan sardalya, Omega-3 açısından zengin bir balık olarak biliniyor. Dolaştığı denizlerin minerallerini taşıyor.
Saklama tekniği olarak yüzyıllardır yapılan tuzlama, bugün rafine bir damak tadı olarak sofralarda yerini alıyor. Sardalya, kasım ve aralık aylarında salamuraya bırakılıyor. Birkaç gün bekletildikten sonra temizlenen balıklar, bir sıra tuz, bir sıra balık olarak istifleniyor. 4 ay bekleyen balıklar, tuzda pişer ve işlenmeye hazır duruma geliyor. Kılçıklı, kılçıksız, zeytin yaprağıyla sarılmış olarak geleneksel teneke kutulara veya cam kavanozlara yerleştiriliyor. Açıldığı gibi yenilebileceği gibi biraz sirke veya soğuk suyun içinde bekletilip, fazla tuzu atılarak, zeytinyağı ve limon ile servis edilebiliyor.
Tuzu alınacak sardalyalara, sarımsakla dövüldükten sonra zeytinyağı ve limon da eklenip, üzerine doğranmış domatesler dökülüp, kızarmış ekmekle de banılarak yenilebiliyor.