Palatanın kaç asırdır aktığı bilinmiyor

Palatanın kaç asırdır aktığı bilinmiyor

Asırlardır durmaksızın akan Palatanın suyundan bir kez içenin yüreğinde Erdek sevdasının arttığına vurgu yapılıyor. Erdek merkeze 1 kilometre uzaklıktaki tarihi Palata Çeşmesinin kaç asırdır durmaksızın aktığı bilinmiyor.

Asırlardır durmaksızın akan Palatanın suyundan bir kez içenin yüreğinde Erdek sevdasının arttığına vurgu yapılıyor.
Erdek merkeze 1 kilometre uzaklıktaki tarihi Palata Çeşmesinin kaç asırdır durmaksızın aktığı bilinmiyor. Erdek Palata Mevkiinde hiç durmadan akan çeşme görenleri hayrete düşürüyor. Erdek`ten Arnavutköy ve Sığıryolu Mevkilerine gidecek yol ayrımında bulunan çeşmenin suyu yaz kış devamlı olarak akıyor. İlçe halkı suyun tat bakımından güzel olduğunu belirterek, İlçede çeşmeler ister aksın, ister akmasın bu su hiç kesilmez. Bu çeşmeden su içtiğinizde artık Erdek`ten kolay, kolay ayrılamazsınız. Çeşmenin suyu yaz kış aynı oranda akmaya devam ediyor. Tarihi de tam bilinmemesine karşın, geçmişte Erdek tarihi hakkında yazılan kitaplarda, Roma döneminin kuruluş yıllarına kadar gidildiğinin yazılı olduğuna yer verilmiş.
Sayıları bugün oldukça azalan yaşı oldukça ilerlemiş ilçe sakinlerinin ifadelerine göre tarihi Palata Çeşmesi`nin bulunduğu yerin aynı unvanla anıldığını söyleyip, "Erdek`ten Arnavutköy, Ayindirya, Katikırman, Sığıryolu Mevkilerine giden yol ayrımına kurulan Palata Çeşmesi`nin bulunduğu mevkinin mevcut adı da çeşmenin adı Palata Çeşmesi`nden gelmektedir. Bu tarihi çeşmenin Roma dönemlerinde yapıldığını düşünüyoruz şeklinde konuştular.

Çeşmenin kaynağının Ayındırya Mevkinde Tarihi Manastırın bulunduğu yere çok yakın bir noktada kaynak sudan geldiğini iddia eden yaşlılar, bugüne kadar suyu hiç kesilmeyen tarihi çeşmenin, asırlardır aynı oranda akmaya devam ettiğini, çeşmeye 1989-1999 tarihleri arasında Erdek`te Belediye Başkanlığı yapan Hamit Nural`ın 1995 tarihinde çeşme çevresinde kazı yaptırdığı, yapılan kazıdan çeşmeye 5 metre mesafede, su sarnıcı bulunduğunu hatırlattı.
Erdek`te 1950`lili yıllarda Kaymakamlık yapan, tarihi eserlere olan merakından dolayı `Kapıdağ Yarımadası ve Erdek` isimli bir kitabı da bulunan geçen yıl kaybettiğimiz rahmetli Kaymakamımız R. Mazhar Ertüzün, tarihi Palata Çeşmesi`nden şöyle bahsediyor: "Erdek`in 1 km. kuzeyinde, oluğundan her zaman bol ve soğuk bir su akan Palata Çeşmesi vardır. Çeşmenin Rumca adı Pağatay idi. Bu isim (Pan Ağatom) dan veya kaynak anlamına gelen (Piğoten) den gelmiş olabilir. Çeşmenin şimdi ki adının Pağaton kelimesinin değişik bir şekli olduğu anlaşılıyor… Bugün bile, Palata Suyu açık ve gayrı muntazam yollarla sahile kadar indirilmekte ve deniz kenarındaki bir çeşmeden akıtılmaktadır. Aynı suyun, yakın zamanlara kadar daha düzgün bir yolla kıyıya veya kasabaya sevk edildiğini gösteren kesin bir işaret vardır… şimdiki Palata Çeşmesi yontulmuş pembe renkli taşlardan yapılmıştır. Cephesinde mihrap şeklinde bir kemer mevcuttur. Yalnız, yatağın iki yanında ve çeşmenin üstünde mermer kullanılmıştır. Birgün, bunların yapılışını incelemek için çeşmenin üstünde çıktığımız zaman kenarları korniş şeklinde yontularak çeşmenin tepesine kapatılan ve demir bağlarla birbirine kenetlenen mermerlerden birisinde Yunanca bir kitabe bulunduğunu görmüş ve Erdek Müzesine kaldırılmıştır. Bu hoş bir buluş veya rastlayış olmuştur. Çünkü, şimdi Erdek müzesinde (Bandırma Müzesinde) 16 numaralı kaide üstünde duran kitabe aynen Paul Lucas`ın kitabının sonundaki (2) numaralı kitabedir. Lucas, onu Kyzikos`ta büyük bir yıkının taşları arasında görmüş ve kopyasını almıştır…"