Yoshinori Morıwaki Bandırma’dan seslendi

Yoshinori Morıwaki Bandırma’dan seslendi

“Güney Marmara ve Bursa’da da deprem riski büyük”

HAZAMA ANDO CORPORATİON Türkiye Genel Müdürü, Japonya Yurtdışı İnşaat Şirketleri Derneği Genel Sekreteri, yüksek mimar-yüksek inşaat mühendisi Yoshinori, Bandırma Kültür ve Eğitim Vakfı(KEV)-Bandırma Dağcılık ve Arama Kurtarma Spor Kulübü(BANDAK) işbirliğiyle, Santral Kültür Merkezi’nde gerçekleşen sunum ilgi gördü.

BANDAK üyesi Zeynep Bayraktutan’ın sunuculuğundaki etkinlikte, KEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Demiralay’ın, vakfın çalışmaları hakkında bilgi vermesinin ardından, 32 yıldan beri Türkiye’de bulunan Yoshinori Morıwakı, Japonya ve Türkiye arasındaki deprem farklılıklarını kıyaslamalı olarak dile getirdi.

Mustafa Kemal Atatürk’e hayran olduğunu, her yıl, Ankara’ya gittiğinde, Anıtkabir’de Atatürk için dua ettiğini belirten Yoshinori, Türkiye’nin depremselliğini anlatırken, “Türkiye, deprem konusunda genelde domino gibi doğudan, batıya doğru sıra sıra gidiyor” dedi.

HANGİ FAYLAR KIRILABİLİR?

Önümüzdeki dönemde Güney Kıbrıs’taki fay hattının kırılabileceğine işaret eden Yoshinori, diğer önemli faylar hakkında da şunları söyledi:

“Bingöl, Bitlis, Van fay hatlarını riskli buluyorum. Yine Marmara Denizi’nin yanı sıra İzmir fay hattı da kırılabilir. Çünkü daha önce Manisa ve Muğla fayları kırılmıştı. Ancak İzmir’deki fay yıllardır kırılmadı ve bu hatta gerginlik birikti.”

İSTANBUL DEĞİL, MARMARA DEPREMİ

Birçok kişinin, beklenen büyük depremi “İstanbul depremi” olarak nitelemesini doğru bulmadığını, beklenen bu depremin “Marmara depremi” diye nitelendirilmesi gerektiğini vurgulayan Yoshinori Morıwakı, şöyle konuştu:

“Büyük depremler, 100-150 yılda bir meydana geliyor. İstanbul için bu süre doldu. İstanbul fayı 520 yıldır kırılmadı. Marmara depremi, 7’nin üstünde olabilir. Bir yerde beklenen dönemde olması gereken deprem ne kadar gecikirse, o kadar risklidir. Çünkü o fay hattında o kadar stres birikir ve deprem daha büyük olur. Örneğin Kahramanmaraş merkezli fay, 500 yıl deprem üretmemişti. Geçtiğimiz aylarda gerçekleşen deprem, bu nedenle çok büyük oldu. Kuzey Anadolu fay hattının kuzey kolunda, 7,5-7,6 veya 7,7 büyüklüğünde deprem bekleniyor. Eğer 7,5’e kadar bir deprem olursa hasar daha az olur. Marmara depreminde tsunami, Marmara Denizi küçük olduğu için 1 metrelik veya en çok 3 metrelik tsunami görülebilir. Bandırma’ya ve Güney Marmara’ya da ancak 3 metrelik tsunami dalgası gelebilir.”

BURSA VE BANDIRMA RİSKLİ

Kuzey Anadolu fay hattının güney kolunun da büyük deprem riski taşıdığının altını çizen Morıwakı, şunları aktardı:

“Bursa fayı yaklaşık 150-200 yıl kırılmadı. Yani risk büyük. Bandırma da deprem riski taşıyor. Ancak hiçbir uzman, gerek Marmara ve gerekse Bursa depremi ise kesin bir tarih veremiyor. Bu depremler ne kadar erken gelirse o kadar küçük olur. Türkiye’nin bugüne kadar yaşadığı en büyük deprem, 7.9 büyüklüğündeki Erzincan depremiydi.”

TÜRKİYE’DEKİ YAPI STOĞUNUN YÜZDE 60’I KAÇAK

Türkiye’de, 21 milyonu aşan yapı stoğunun yüzde 60’ının kaçak olduğunu öne süren Morıwakı, “Bu durum çok büyük risk taşıyor” diye konuştu.

JAPONYA’DA İMAR AFFI ASLA OLMAZ

Türkiye’de, yapı denetimlerinin zorunlu duruma gelmesi gerektiğini vurgulayan Yoshinori, şunları anlattı:

“Türkiye’de sık sık ‘imar barışı’ ismi altında hiçbir denetime tabi olmayan kaçak yapılmış binalara ruhsat veriliyor. Barış ile imar kelimelerinin nasıl bir araya geldiğini anlayamıyorum. Sanki oyun gibi. Japonya’da asla imar affı diye bir uygulama olmaz. Ancak, orada şu olabilir. Bir mimar veya inşaat mühendisi, o binanın yapımında eğer istemeden hata yapmışlarsa devlete, hatalarını düzeltmek için başvuruda bulunduklarında, böyle bir af söz konusu olur. Bunun dışında imar affından söz edilemez. Japonya’da, kötü bir bina yapıldığında, yapanlar 5 yıla yakın hapis cezasına çarptırılır. Türkiye’de, 2011 yılında yapı denetim uygulaması getirildi ancak yapıların ciddi bir şekilde denetlendiği de tartışmalı.”

JAPONYA’DA HER AY DEPREM TATBİKATI VAR

Japonya’da, başta okullar ve mahalleler olmak üzere her ay deprem tatbikatı yapıldığını belirten Yoshinori, şunları söyledi:

“Japonya’da, ana okullarında bile her ay tatbikat var. Türkiye’de ise yılda 1-2 kez tatbikat yapılıyor. Böyle olunca aradan geçen süre içinde depremde nasıl davranılması gerektiği bile unutuluyor.”

YAŞAM ÜÇGENİ

Herkesin, olası depremler için evlerinde kendilerine bir “yaşam üçgeni” oluşturup, yanlarında su şişesi, toz maskesi, deprem çantası ve düdük bulundurmaları gerektiğine işaret eden Yoshinori, “Deprem sırasında kesinlikle binanın en çürük yeri olan merdivenlere yönelmeyin, asansöre de binmeyin” dedi.

Yoshinori, Japonya’da okulların, hastanelerin, devlet binalarının, konutların ve müzelerin çok güçlü yapıldığını, bu amaçla sismik izolatör ve güçlendirmenin daha çok kullanıldığını, Türkiye’de ise bu güçlendirmenin yalnızca hastanelerde olduğunu belirtti. 

İMZA YETKİSİ HEMEN VERİLMEMELİ

Türkiye’de inşaat mühendislerinin, okullarından mezun olur olmaz hemen imza atabildiklerine değinen Yoshinori, “Oysa Japonya’da mühendisler, mezuniyet sertifikası aldıktan sonra iki yıl çalışmalarının ardından ulusal çaplı bir sınava girmektedirler. Bu sınavın sonunda başarılı olurlarsa imza yetkisine kavuşmaktadırlar. Bu sınavda başarılı olanların ortalama oranı ise sadece yüzde 10’dur. Çünkü bir doktor hata yaparsa bir hastasını öldürür ama eğer bir binanın yapımında hata olursa çok sayıda insan yaşamını yitirir. Japonya’da bu uygulama tam zamanında yapılıyor. Ancak bu uygulamanın Türkiye’de de gerçekleşmesi istendiğinde ise ‘inşallah’ dileğinden başka bir söz duyamıyoruz.”

                                                                       ÖNDER BALIKÇI