Yaptığı reformların önemini bahane ederek kadını asla sonraya bırakmayan Atatürk, aksine Türk kadınını reformların uygulayıcısı olarak görevlendirdi
Toplumun zayıf olmakla mühürlediği varlık aslında bizlerden kat ve kat üstündür
Kadın, yaratma gücüne sahiptir
Diğer canlılardan farklı olarak doğurup, doğurmama hakkı kadının elindedir
Yasalar her ne kadar yaptırımlar uygulasa da karar sadece onundur
Narin yaratılmış olması da aslında gücünün ispatıdır kadının
Aksi düşünülse de acıya erkekten daha dayanıklıdır kadın...
*
Uygarlığın beşiği olan Anadolu`nun `Kibele`si ya da Yunan mitolijisinin `Artemis`i
Üretkenliğin ve bereketin tarifi olmuştur
Batı, kadını utangaç bir cinselliğe dönüştürmenin diyetini rönesans ile ödemeye kalksa da kadına çok ağır darbeler vurmuştur.
*
Daha yüzyıl önce öküze eşdeğer tutulan kadının elinden tutan Atatürk ise bu bilgiye sahipti
Yaptığı reformların önemini bahane ederek kadını asla sonraya bırakmayan Atatürk, aksine Türk kadınını reformların uygulayıcısı olarak görevlendirdi
Çünkü biliyordu ki yeni neslin çekirdek öğretmeni o kadınlar olacaktı.
Kaleler birer birer düşüyor
Bir cumhuriyet kadınının izleri acımasızca siliniyor
Şimdi kardelenler de birer birer kopartılıyor...
*
Kardelen`e gelince, Nergisgiller familyasından olan bu çiçek zoru sever
Kardelenin bu denli soğuğa rağmen çiçek açabilmesinin sebebi soğanıdır
Kardelen soğanı, kendisini donun ulaşamayacağı kadar derinde tutar
Oradaki sıcaklığı kullanarak havanın biraz ılımasını bekler ve filizlenir.
*
Kadının gözlerinden tüm acısı okunur aslında
Başlangıçlara `ürkek`, yaklaşımlara sert bakar...
Ne `Aşk` diye bir şey duymak ister, ne de duyurmak ister
Ne de ne kadar yalnız olduğunu...
Aslında hiçbir kadın `tövbe` etmez, edemez...
Ruhu `sevgisizlikten` kurusu da "sevgiye muhtacım" diyemez...
Korkar ve çekinir
Türkan, Kardelen`i boşuna seçmedi
Bugün hava çok soğuk ama elbet ısınacak...
