Artık aramızda bulunmayan değerli bilim insanı, arkeolog Prof. Dr. Tomris Bakır, 1988-2010 yılları arasında, dolu dolu geçen 22 yıl boyunca, yaz aylarında, Bandırma’nın Ergili Mahallesi, “Hisartepe” bölgesinde bulunan Daskyleion ören yerindeki kazıların ekip başkanıydı. Kazılar için geldiği her yaz, kendisini ziyaret ederek, çıkarılan eserler hakkında bilgi isterdik. Bakır, bizi hep güler yüzle karşılayarak, bir gün olsun bile “hayır” demedi, hep bilgi verirdi. Hatta çalıştığımız gazetelere de gelerek, bize bilgi aktarırdı. Nur içinde yatsın!
Ardından, Daskyleion kazı ekibi başkanı, Muğla Üniversitesi’nden Prof. Dr. Kaan İren oldu. Ondan haber almak ne mümkün! Sürekli olarak mevzuata sığınıp bilgi vermiyor ve yetkili makamlardan izin alınmasını istiyordu. Bıraktık, peşini!
GELELİM ERDEK’E
Erdek sınırları içinde iki önemli ören yeri var: Zeytinliada ve Kyzikos.
Önce Zeytinliada’dan başlayalım.
Bu adadaki kazıları, 8 yıl boyunca Erzurum Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurettin Öztürk yönetti. Bu süre içinde Zeytinliada’ya sık sık gittik. Her gidişimizde Nurettin Hoca’dan hep ilgi ve güler yüz gördük, bilgi aldık. Hiçbir güçlük çıkarmadı, biz gazetecilere…
Halen, kendisiyle görüşüyoruz.
AH, BU KYZİKOS YOK MU?
Gelelim, aslında gün ışığına çıkarılsa, dünya turizminde büyük ses getirecek olan Kyzikos antik kenti kazılarına…
Burada ilk kazıları, 1988-1997 yılları arasında, Erzurum Atatürk Üniversitesi’nden, Prof. Dr. Abdullah Yaylalı gerçekleştirdi. Bu arada, küçük bir not da düşelim. Yaylalı hocanın, Kyzikos kazılarının başına gelmesinde, 1988 yılında Daskyleion kazılarını üstlenen Prof. Dr. Tomris Bakır’ın rolü olduğunu biliyoruz.
Tomris Hoca’nın önerisi doğrultusunda göreve talip olan Prof. Dr. Abdullah Yaylalı, gerekli yasal izinleri alarak Kyzikos kazılarına başladı. Yaylalı Hoca’nın Kyzikos kazılarını yönettiği 8 yıl boyunca, hiçbir zorluk yaşamadan, kendisinden hep bilgi aldık.
Yaylalı’nın görevinden ayrılmasından sonra 1997-2006 yılları arasında Kyzikos’ta kazı yapılmadı.
Ardından, 2006-2022 yılları arasında, Kyzikos kazılarının başına, önce Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde görev yapıp, daha sonra Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’ne gelen, ancak bu üniversitenin arkeoloji bölümü olmadığından “Sanat Tarihi Bölümü”ne alınan Prof. Dr. Nurettin Koçhan geldi. Gazeteciler için artık Kyzikos kazıları çilesi başlamıştı. Koçhan’dan bilgi almak olanaksızdı.
Koçhan, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan kendisine gelen Kyzikos ödeneğini bile söylemeye korkuyordu. Kyzikos’ta, 16 yıl da böyle geçti, ciddi hiçbir arkeolojik buluntu ortaya çıkmadan ve kamuyla paylaşılmadan…
TERCANLIOĞLU DÖNEMİ
2022 yılında, Kyzikos kazılarının başında, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi, Sanat tarihi Bölümü’nde görev yapan Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Tercanlıoğlu’nu görünce çok umutlanmıştım. Ne kadar yanılmışım. Neredeyse Nurettin Koçhan dönemini arayacağız. Koçhan, bilgi vermese bile hiç olmazsa gazetecilerden kaçmıyordu. Oysa Tercanlıoğlu ise gazetecilerden köşe bucak kaçıyordu. Kamu adına bilgi istiyoruz, “Veremem, yasak, yetkili makamlara yazarak izin isteyin” diyor. Verdiği adrese yazarak izin istiyoruz, yine Tercanlıoğlu’ndan bilginin kırıntısını bile alamıyoruz.
Aslında, belki onu da anlamak gerekir! Çünkü 4 yıldan beri çalıştığı Kyzikos’tan, bugüne kadar gün ışığına çıkardığı ciddi hiçbir eser bulunmuyor. Üstelik kazı çalışmalarının süresi 8 aya yayıldığı halde…
Gazetecilere bilgi vermekten kaçınan kazı ekibi başkanlarına şunu anımsatmakta yarar var.
Gazetecinin, kazı yapılan antik kentler ve ören yerleriyle ilgili bilgileri edinmek istemesi elbette ki gazeteciliğin özünde olması gereken meraktan kaynaklanır. Ancak bu konuda önemli olan şudur. Gazeteci, halkın doğruları ve gerçekleri öğrenmesi adına kamusal bir görev yapar.
İşte asıl unutulmaması gereken gerçek budur.